Prag Romantizmin Başkenti

Sonbahar döneminde romantik ve rahat bir tatil isteyenler için önerim masal şehir Prag.

Çek Cumhuriyetinin başkenti, tarihi binaları ve köprüleriyle Orta Çağ’da olduğunuz hissini yaratıyor. Özellikle sabahın erken saatlerinde ve gecenin sessizliği indiğinde geçmişte yaşamanın nasıl olduğunu düşünmeden edemiyorsunuz. Bozulmadan günümüze gelmiş, dış cepheleri oymalı, 3-4 katlı, yüzlerce yıldır tarihe tanık olmuş taş binalar, sokaklar, meydanlar sizi çevreliyor.

Prag, küçük ve etkileyici bir şehir. Gerek sanatsal gerek de tarihsel olarak oldukça zengin. Kafanızı kaldırınca gördüğünüz her binanın, her meydanın mutlaka bir hikayesi var. Dolayısıyla şehri çok hızlı da gezebilirsiniz, şehri yaşayarak sindire sindire de. Biz 4 günlük Çek Cumhuriyeti gezimizin 3 gün 4 gecesini Prag’a, 1 gündüzü ise şifalı sular cenneti Karlovy Vary’e ayırdık.

Prag’da gezilecek yerlerin başında Eski Şehir Meydanı (Stare Mesto) geliyor. UNESCO tarafında dünya kültür mirası listesine alınan meydanda Astronomik Saat Kulesi, Tyn Katedrali ve St. Nicholas kilisesi gibi önemli yapılar mevcut. Havanın güzel olduğu zamanlarda, onlarca kafenin birinde Çek Biralarını test etmeye başlayabilirsiniz. Meydanı gezerken herkesin elinde bir tatlı rulosu göreceksiniz. Trdelnik adı verilen tatlıyı, gözünüzün önünde odun ateşinde pişiriyorlar. Bizdeki tarçın rulolarının şeker ve fındığa batırılmışı gibi düşünebilirsiniz. Sunum güzel ama insan daha güzel bir tat hayal ediyor doğrusu.

Meydanda yer alan Astronomik Saat dünyada çalışan en eski saat olma özelliğini taşıyormuş. Saat üzerindeki astronomik çizimde Orta Çağ inanışı yansıtılarak Dünya Evrenin merkezide gösterilmiş. Dünyanın üzerinde yer alan Zodiac halkası gökyüzündeki yıldızları, yanlardaki iki kısım ise Güneş ve Ayı temsil ediyormuş. 12 saat dilimi de 12 burcun sembolü ile gösterilmiş. Ayrıca saat üzerindeki 3 halka da 3 farklı zamanı; Eski Çek zamanını, Avrupa zamanını ve Babil zamanını gösteriyormuş. Her saat başı kuledeki iskelet figürü elindeki çanı çalıyor, küçük pencerelerden 12 havari figürü tek tek çıkarak halkı selamlıyor. Astronomik saati seyrederken saati yapan ustanın zanaatine ve mühendisliğe hayran kalıyorsunuz.

9. yüzyılda yapılmış ve tüm şehri tepeden seyreden Prag kalesi için de yarım gün ayırmak lazım. Kale içinde bir çok sokak ve üç büyük avlu bulunuyor. Rehber almayacaksanız kale içini detaylı anlatan kitaplardan yararlanmanız faydalı olur. Biletinizi alırken gezmek istediğiniz bölgelere göre ödeme yapıyorsunuz. Kalenin merkezinde bulunan St. Vitus Katedrali çok görkemli mutlaka görülmeli. Kale içerisinde Golden Lane (Altın Yol), Matthias Kapısı, Kutsal Haç Şapeli, St. George Heykeli, St. George Bazilikası ve halihazırda cumhurbaşkanının yaşadığı Kraliyet Sarayı var. Çıkışta kale çevresindeki kafelerden birinde küçük bir mola vererek şehri yukarıdan seyredebilirsiniz. Kaleye Altın Yol tarafından giriş yaparsanız, dönüşte Nerudova Caddesi üzerinden keyifli bir yürüyüşle Charles Köprüsü’nü (Karluv Most) geçerek şehre inebilir, yol üzerindeki restoranlardan birinde kendinize ziyafet çekebilirsiniz.

Charles Köprüsü dünyadaki en eski köprülerden biri. Özellikle akşamüzeri köprü romantik bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. Köprü üstüne yüzyıllar boyunca sayısız heykel yapılmış ancak günümüze sadece 30 din adamına ait heykel kalmış. Bir tanesi Osmanlı işgalinden duyulan korkuyu ifade ediyor, altta Osmanlı figürü, üstte din adamları. Korkunun ecele faydası yok tabi :) Köprüde herkesin ellediği küçük figürün hikayesi de şöyle: Kraliçenin günah çıkarttığı Aziz John adında bir papaz varmış. Kral, Kraliçenin ne günahı var diye çok merak edermiş ve bir gün Aziz John’a sormuş. Fakat Aziz John hiç bilgi vermemiş. Kral da onu köprüden Vltava Nehrinin sularına attırmış. Yani, sadakat papazın hayatına mal olmuş. Hikaye hüzünlü ama bu heykelciği elleyenlerin Prag’a tekrar geleceğine inanıldığı için şansınızı deneyin derim.

Doğal sabunlardan, geleneksel aromatik yağlardan, banyo tuzlarından hoşlanıyorsanız Prag’da çok güzel dükkanlar bulabilirsiniz. Dr Stuarts’ Botanicus ve Manufaktura markalarına ben bayıldım. Prag’da şifalı sulardan, biradan, şaraptan kozmetik yapılıyor ve çok iddialılar. Manufaktura’da çok çeşitli ahşap oyuncaklar ve puzzlelar da var. Özellikle puzzle seçerken kararsız kalıyorsunuz, her bir rengin farklı bir oyun olduğu aklınızda olsun! Dünya markaları Prag’da Türkiye’ye göre daha ucuz. Eski şehir meydanına çok yakın olan Parizka Caddesi, bizdeki Nişantaşı gibi, birçok A grubu markayı bulabilirsiniz. Ulusal Müzeye giden yol üzerindeki Vaclavske Caddesi de ziyarete değer.

Prag’a gelmişken efsane Çek biralarını tatmadan, birbiriyle karşılaştırmadan dönmeyin. Çek birasının farklı tadı elle toplanmış şerbetçi otundan geliyormuş. Şişelerin üzerinde de alkol oranı yerine içerdiği malt miktarı yazılı. 10 derece biralar yaklaşık %4 alkol, 12 derece biralar yaklaşık %5 alkol içeriyor. Tabi daha yüksek oranlı özel biraları da mevcut. 2 ana marka var; Pilsner Urquell ve Budweiser Budvar (Amerikan Budweiser’dan tamamen farklı). Staropramen, Kozel ve Gambrinus markaları da popüler. Kişisel tercihim Pilsner Urquel ve Kozel dark’tan yana. Geleneksel birahaneler, kendi birasını yapan micro-brewery ziyaretleriniz için www.praguebeergarden.com sitesinde birçok alternatif var. Yemek için mekan seçerken de hangi marka bira sattığını sormakta fayda var, çoğunluğu sadece tek marka satıyor.

Şehrin tarihsel dokusu içinde sanatın da hayatın içinde olduğunu hissediyorsunuz. Her köşede bir müzisyen, bir dansçı veya bir ressam görebilirsiniz. Bohemia kristalini sanat eserine dönüştüren sanatçıların eserleri birçok galeride sergileniyor. Akşamları caz kulüpleri dolup taşıyor. Şehirde öne çıkan 3 kulüp U Maleho Glena, Agharta ve Reduta. Ruhunuza iyi gelecek bu atmosferi solumak için mutlaka birini ziyaret etmeli.

Her tatil güzeldir, ama dingin ve koşuşturmasız keyfi ile Prag bir başka güzeldi.

Size de şimdiden keyifli tatiller…

1 Comment

  • comment-avatar
    İdil Öztürk 18 Ekim 2016 (20:03)

    8 yıl oldu gideli ve gördüğüm en “romantik” şehir olarak listemde hala! (Ki anne, baba ve kardeşle yapılmış bir gezi sonrası kullanıyorum bu tanımı, düşün ). Yazını okurken yeniden gitmiş gibi hissedip gülümsedim şimdi romantik romantik Eline sağlık ❤️

Site is using the Seo Wizard plugin by http://seo.uk.net/