Kadın ve dönüm noktaları

Mevsim geçişleri gibi, bir kadının hayatında dönüm noktaları vardır.

Hayata bakışını değiştiren dönüm noktaları…

Değer yargılarını ve hayatındaki varlıkların önem sıralamasını değiştiren dönüm noktaları.

İlki yaş dönümleridir. Toplumsal değerler şekillendirir bir kadının hayatını . Daha çok hayatın ilk dönemlerinde kendini kabul ettirme telaşındayken etkilendiğimiz zamanlardır. Genel kabul gören davranışlar etkiler psikolojimizi.

Çocukluktan genç kızlığa geçiş ile birlikte beğenilme ve sevilme arzusu şekillendirir hayatımızı. Okuldaki popülarite, beğendiğin çocuğun senden hoşlanması önemlidir lise yıllarında. Daha çok kendinle ilgilisindir. O günü güzel geçirmektir önemli olan, ileriye doğru planlar yoktur, ama sana kocaman gelen küçük heyecanlar yaşanır.

17-18 yaşlarında meydan okuma vardır hayata ve aileye. Üniversite yılları karmaşık duygular içinde geçer. Okuduğun okul, edineceğin meslek, hayatta yapmak istediğin mi yoksa havalı görünen, çok para kazandıran mı pek bilmezsin. Çok da ayırt edemezsin aslında.

25’inde ben artık büyüdüm dersin, hayatta tek başıma ayakta durabiliyorum. Kendi paramı kazanıp, kendi evimi geçindirebiliyorum dersin. Şanslıysan 30’unda sevdiğin adamla kendi çekirdek aileni kurmuş, çoluk çocuğa karışmışsındır. Artık senden daha önemli varlıklar vardır hayatında. İşinde yükselme telaşı, evde çocukları büyütme heyecanı ile geçer yaklaşık bir 10 yıl daha. Çok da kendini düşünmezsin, zaten çok çok hızlı akar hayat bu dönemde.

40’lı yaşlar en büyük dönüşümün yaşandığı yıllardır. Kariyerde belli bir yere gelmişsen, çocukların da ergenliğe girmeye başlamışsa, hayatını yeniden sorgulamaya başlarsın. “Ben neredeyim, kimim?’ soruları gelir peşi sıra. Gençliğin verdiği güzelliğin son yılları diye ufak bir panik yaşarsın. 50’lerin hızla yaklaşacağını düşünürsün. “Ben” yeniden önem kazanır, kendine daha çok zaman ayırmaya başlarsın. Daha çok keyif aldığın şeyleri yaparsın. Seni sıkan insanlardan, vaktini çalan zoraki işlerden uzaklaşırsın. Yeniden tanımaya çalışırsın kendini. Başkalarının yarattığı sen mi, yoksa özündeki sen misin var olan? Yaşantını yeniden gözden geçirir yeniden planlamaya çalışırsın hayatın ikinci devresini.

Hayatımızı değiştiren önemli dönüm noktalarının bir diğeri de yaşamın içindeki tesadüflerdir.

Bazen bir kişi ile tanışma değiştirir bütün hayatını, bazen bir kişiyi kaybetme. Belki bir iş tercihi veya şehir değişimi. Belki de bir aşk veya bir ayrılık. Karşılaşmalar, olaylar, kayıplar, kazançlar hepsinin bir amacı var mutlaka.

Bize sıradan gelen bir karşılaşma, belki çok büyük değişimlere vesile.

Belki bir küçük söz, hayatımıza yön verecek.

Önemli olan hayata teslimiyet gücü bulabilmek. Olumlu olumsuz her ne yaşadıysak bir nedeni olduğunu unutmamak. Tüm tecrübelerin bizi daha sonraki yaşanacaklara hazırladığına inanmak.

Her şeyin hayırlısını istemek. Yaşananları olduğu gibi kabul edip tevekkül etmek. Olanda da, olmayanda da hayır aramak.

Hayat herkese aşağı yukarı eşit davranıyor, torpil yok.

İhtiyacımız olan karşımıza çıkan fırsatlara, güzelliklere açık olabilmek. Her zaman istediklerimizin değil, ihtiyacımız olanın karşımıza çıktığına inanmak.

Yaradana güvenmek ve bize sunduğu nimetleri tüm kalbimizle kabul etmek.

Sevgiye inanmak.

Ve şükretmek.

Bizi biz yapan yaşanmışlıklara ve karşımıza çıkan herkese, her şeye şükretmek…

Velhasıl 40’lara da dikkat etmek gerek …)

No Comments

Site is using the Seo Wizard plugin by http://seo.uk.net/