Hayatın anlamını sorguladığın yer; Katmandu

Dünyanın zirvesindeki Himalayaların eteklerinde yer alan Katmandu’ya giderken benliğinizi, duygularınızı, hayatın anlamını sorgulayacağınızı bilerek gitmelisiniz. Havaalanına indiğiniz andan itibaren bambaşka bir dünya ile karşılaşmaya hazır olun. Sokaklarda gri toz bulutu, köhne evlerde kızıl bej boyalar, sokaklarda yıkanan çocuklar, elektrik tellerinde sallanan maymunlar ve gerçek anlamda fakirlik yüzünüze şiddetle çarpacak. Bunlara tezat gülüşmeler, konuşmalar ve sarılmalar mutluluğun kaynağını sorgulamanıza neden olacak. Çok tanrılı dine inanan şehrin her köşesinde tapınaklar, stupalar ve dini semboller yer alıyor. Her an yanınızda yürüyen birinin dua çarklarını çevirmeye başladığını veya yere yatıp plank pozisyonunda dua etmeye başladığını görebilirsiniz. Kutsallaştırılmış bu tanrıların Hinduizm ve Budizme inananları kötülükten arındırıp iyiliğe ve dürüstlüğe sevk ettiğine inanılıyor ve inanışları doğrultusunda şehirde suç oranı çok düşük seviyelerde.

Güney Asya’nın yoksul ülkesinin gelir kaynaklarından en önemlisi turizm. 12-18 yy arasında inşa edilmiş cok sayıda tapınak, saray ve heykelin bir kısmı 2015 yılında yaşanan iki büyük deprem sırasında zarar görmüş veya tamamen yıkılmış. Deprem sonrası gidemedim ancak Nepalli arkadaşların anlattığına göre hala kültürel anlamda çekiciliği olan yapıtlar varlığını koruyorlar. Nüfus çoğunluğunun inandığı Hinduizm, 330 milyon tanrıyı kabul eden çok tanrılı bir din olarak anlaşıldığı halde, hepsinin üzerinde olan tek bir tanrıya, Brahma’ya inanılıyor. Brahma’nın evrenin bütününde gerçeğin ve varoluşun her kısmında var olduğuna inanılıyor. Brahma ile birlikte inanılan 3 ana tanrı;Brahma, Vishnu ve Shiva. Hayata etkisi açısından ruhu hayat çemberine sokan, yaratıcı Brahma, ruhun hayat çemberinde kalmasını sağlayan, koruyucu Vishnu ve ruhu hayat çemberinden çıkaran, yok edici Shiva. Bu tanrıların yanısıra kişiselleştirilmiş, insan aklı ile açıklanamayan hemen her şeyi kutsallaştırmış, tanrısallaştırmışlar. Örneğin hippilerin çokça olduğu çiçek çocukları zamanında revaçta olan duman tanrısı hala bolca ziyaretçi çekiyor. Tibet ile onlarca yıl süren savaş sonrası erkek sayısını ve nüfusu artırmak amacıyla seksi daha enteresan hale getiren tanrıça Shiva Parvati tapınağı erotik kabartmalarıyla ünlü. Ölümden sonra yaşama inanan halk Reenkarnasyon Tapınağını ziyaretçi akınına uğratıyorlar ve ölümden sonraki hayatı güzel yaşayabilmek adına tanrılara bonkörce hediye götürüyorlar. Şeytana tapılmasın diye Şeytan Tapınağı bile yapılmış.

Hinduların hacı oldukları Pashupathinath Tapınağı da Katmandu’da yer alıyor. Bu nedenle her yıl çok sayıda Hindu hacı adayı 1600 yıl önce yapılmış olan en büyük Shiva tapınağını ziyarete geliyor. Ölü yakma törenleri de Pashupathinath’de yapılıyor. Hindular tarafından kutsal kabul edilen Ganj Nehri’ni besleyen Bagmati Nehri’nin kenarında düzenlenen ölü yakma töreni gerçekten enteresan. Ölü yakma geleneğini izlemeye gelen Hindu olmayanlar, Bagmati Nehri’nin diğer tarafına geçemiyor. Hinduizm sınıf ayrımını kabul etmediği halde Nepal’de kast sistemi sayesinde ciddi sınıf ayrımcılığı var. Evlilikten ölü yakma törenine kadar hayatın her anında kast sisteminin düzenlemelerine uyuluyor. Zenginlerin ölü yıkama yerindeki beton locaları, büyük sandal ağaçlarının yerini alt kastlarda daha mütevazi yerler ve küçük ağaçlar, çalı çırpılar alıyor. Yakma işlemi ölünün ağzındaki beyaz kumaşın yakılması ile başlıyor, çünkü tüm kötülüklerin ağızdan çıktığına inanılıyor. Küllerin tamamının kutsal Ganj Nehrine ulaşması için özenle Bagmati Nehri’ne süpürülüyor. Etrafa yayılan kesif yanık ve et kokusu ile rüzgarda uçuşan küller dayanma sınırınızı zorlayabilir. Tapınak yolunda kendini tamamen dine adamış Sadhu’ları, Hollyman, görebilirsiniz. Sadhu’lar hiç yıkanmıyorlar ve kendilerine armağan edilen yiyeceklerle yaşamlarını devam ettiriyorlar. Resim çektirmek isterserseniz para isteyecekler, şaşırmayın.

Nepal’deki en büyük Budist tapınağı Bodnath’da da hac misali tavaf yapılıyor ve tapınağın hemen karşısında bir budist okulu var. Budist tapınağı olduğu için daha temiz ve bakımlı. Hediye gelen çiçekler, kandiller güzel bir görsel şölen yaratıyor, en çok beğendiğim bölge burasıydı. Tapınağın çevresinde kutsal din adamı Lama’ların yaptığı hayat çemberlerini sembolize eden minyatür benzeri sanat eserleri satılıyor. Çok ince işçilikle aylarca süren bu çalışmalardan mutlaka almak isteyeceksiniz. Bir diğer önemli budist tapınağı da maymunlar tapınağı denilen Swayambhunath. Katmandu’yu panoramik olarak göreceğiniz bu stupaya eliniz boş gitmelisiniz. Eğer elinizde poşet, paket vs olursa maymun saldırısına hazırlıklı olun.
Himalayalar’ın bu kadar yakınındayken dünyanın zirvesini görmeden olmaz diyorsanız Buddha Air’in 8-10 kişilik özel uçaklarıyla Everest turu yapabilirsiniz. Tur sırasında dağlara o kadar yakın olacaksınız ki neredeyse dokunmak isteyeceksiniz. Uçuş detaylarını paylaşmadan da geçemeyeceğim. Havaalanına gittiğinizde güvenliğin sıfır noktasında olduğunu göreceksiniz. Bölmeler arasında kapı yerine mavi büyük çiçek desenli perdeler asılı, tabiri caizse her yer dökülüyor, ancak siz yine de vazgeçmeyeceksiniz. Şansınız varsa sissiz güzel bir havada uçuş yapabilirsiniz. Bizim pilot da çok rahat bir adamdı, sürekli kokpitten dağları seyretmeye ve fotoğraf çekimine izin verdi. Ancak dönüş sırasında yaşadığımız türbülans sırasında bildiğim tüm duaları okuduğumu ve yere indiğimizde toprağı öpmek istediğimi hatırlıyorum :)Küçük uçaklarda güvenlik sorunları olduğunu da orada öğrenmiş oldum, ama değdi mi derseniz değdi…
Hippilerin, dağcılıkla uğraşanların ve motorsiklet tutkunlarının vazgeçilmezi olan Katmandu’da günlük 3 dolarlık hostellerden 5 yıldızlı otellere her kesime hitap eden konaklama mevcut. Onca fakirliğin içinden otelinize döndüğünüzde hem bir rahatlama hem de hafif bir suçluluk duygusu yaşamanız doğal. Bizim tercihimiz her zaman Hyatt’tan yana, ancak seçenek bol. Otelde Leonardo Di Caprio’yu bir hafta arayla kaçırdığımı da söylemeden geçemeyeceğim :)

Şehrin en güzel zamanı bahar ayları. Holly Fest’in yapıldığı Mart ayında gitmek çok renkli ve eğlenceli. Tanrıların ölümsüzlük tanıdığı kral Hiranyakaşipu’nun kibirle kötüleşmesi ve hatta oğlunu yakarak öldürmeye çalışırken kızı Holika’nın kardeşini kurtarması Holly Fest olarak kutlanıyor. “Happy Holi” iyiliğin kötülüğe karşı zaferini sembolize ediyor. Festivalde herkes birbirine rengarenk boyalar atıyor ve birbirini bolca su ile ıslatıyor. Gün boyunca ne kadar çok boyanır ve ne kadar çok ıslanırsanız yeni yılın o kadar bereketli ve mutlu geçirileceğine inanılıyor. Kutlamalara gönüllü de gönülsüz de olsa katılacaksınız, ona göre kıyafetlerinizi ayarlayın derim. Seyahatinizi Nepal’in yağmurun çokça olduğu kış dönemlerine getirmemeye de dikkat edin.

Sürekli elektrik ve su kesintisi yaşayan şehirde ciddi bir temizlik sorunu var. Hijyen nedeniyle otellerin restoranlarını veya Thamel’deki Fire & İce gibi Avrupalı turistlere hitap eden mekanları tercih edebilirsiniz. Asya mutfağını çoğunlukla lezzetli bulmama rağmen Nepal’de tadım konusunda çok gönüllü olmadığımı da belirtmeliyim.

Görmeden dönmeyin

  • Hinduların Hac ibadeti yaptıkları yer olan Pashupatinath’a  gidip hacı adaylarından yayılan ruhani havayı koklamadan, yol üstündeki Hollyman’lerle fotograf çektirmeden
  • Reenkarnasyona inanan halkın Bagmati Nehrinin yanındaki kutlama havasında geçen ölü yakma törenini görmeden
  • Durbar Meydanını gezmeden,yaşayan tanrıça Kumari’nin halkı selamladığı pencerenin altında beklemeden
  • Dünyadaki en eski yerleşim yerlerinden Bhaktapur şehrini görmeden dönmeyin

Almadan dönmeyin

  • Thamel çevresinde çoğunluğu müslüman tüccarlardan oluşan halıcılardan kaşmir Nepal halılarından
  • Safir, zümrüt, yakut taşlarından küçük de olsa bir hatıra almadan
  • Sevdikleriniz için kaşmir şallar, meditasyon için kullanılan “om” çanaklarından ve Bagh-Chal adındaki kaplan ve keçilerden oluşan stratejik akıl oyununu almadan
  • Kutsal din adamı Lama’ların yaptığı minyatür sanat çalışmalarından almadan dönmeyin :)

No Comments

Site is using the Seo Wizard plugin by http://seo.uk.net/