Çocuklarla Roma | Cocuklarla Roma

Hafta sonunda Woody Allen’ın “Tüm Yollar Roma’ya Çıkar” filmini izlerken, hem Roma’nın şahane atmosferini ve sunduğu görsel şöleni, hem de Roma’da gecen muhtesem filmleri anımsıyorum. Audrey Hepburn’un Roma Tatili, Federico Fellini’nin Tatlı Hayat’ı (La Dolce Vita), Sorrentino’nun Muhteşem Güzellik (La Grande Bellezza ) filmleri gibi birçok filmde aşk ve Roma özdeşleştiriliyor.

Tüm bunları düşününce bu güzel şehri bambaşka bir açıdan, çocuklu bir annenin gözünden anlatma isteği duyuyorum. Aslında bana göre İtalyanların temsil ettiği önemli değerlerden biri de aile. Geleneklerini yaşatan, sıcak, samimi bir millet İtalyanlar. Büyük masaların etrafında toplanan kalabalık aileleri, güzel yemekleri ve yüksek sesli sohbetleri ile tam bizim ayarımızdalar. Çocuklara karşı da çok duyarlı ve yardımseverler. Geçen sonbahar dört çocuklu iki aile olarak yaptığımız 5 günlük Roma tatilinde biz de büyük İtalyan aileleri gibiydik. Gezdik, yedik, içtik, sokaklarda yüksek sesli şarkılar söyledik, yani Roma’yı yaşadık.

Tatil anılarına geçmeden önce çocukların gezi öncesi hazırlığını da paylaşmak isterim. Roma tarihi ile ilgili birkaç ilginç bilgi ile çocukların keşif duygularını kabartmak iyi bir fikir olabilir. Örneğin Roma’yı kuran ikiz oğlan kardeşler Romulus ve Remus’un bir kurt tarafından büyütüldüğünü, Romalıların dünyayı fethetme arzuları nedeniyle ordularının geçebileceği taş yollar yaptıklarını, bu nedenle bütün yollar Roma’ya çıkar sözünün çıktığını anlatabilirsiniz. Örnekleri çoğaltmak için Da Vinci Learning tarafından çocuklar için hazırlanan kısa animasyonu hep birlikte izleyebilirsiniz. https://archive.org/details/ROMAE

Gelelim gezimizin detaylarına. Roma gezimize görkemli Colosseum ile başladık. Uzun sıralar bekleyip çocukların sıkılmaması için Roma pass alıp hızlıca iceriye girdik. 50.000 kişi kapasitesine sahip Colosseum büyüklüğü ile çocukları ilk andan itibaren etkisi altına aldı. Gladyatörlerin çıktıkları arena, gösterilerde kullanılan hayvanların tutulduğu kafesler ve düzenekler çocukları eski çağlara götürdü. Colosseum yanındaki antik Roma Forum ise pek ilgilerini çekmedi bizimkilerin, aklınızın bir köşesinde olsun. Colosseum sonrası biraz dinlenmek ve tarihte yolculuk yapmak isterseniz Venezia Meydanı’ndaki Time Elevator simülatörüne gidebilir ve 45 dakikalık gösteriyi izleyebilirsiniz. Eğer çocuğunuz gladyatörlere meraklıysa gladyatör okulu size göre, ancak bizimkilerin hepsi kız olduğu için biz yanından bile geçmedik.

Akşam yemeği için Piazza Navona Meydanındaki restoranlardan birini tercih ettik ki, çocuklar meydanda rahatça oyun oynarken biz de yemeğin ve meydanın keyfini çıkarabilelim. Müzisyenler, ressamlar, tüm sokak sanatçıları çocukların eğlenmesini ve tabi ki sizin de güzel bir akşam geçirmenizi sağlayacaklar.

Yurtdışı seyahatlerde pek tercih etmesem de Romada çocuklarla birlikteyken Hop-on Hop-off otobüslerin çok işe yaradığını söyleyebilirim. İkinci gün sabah güzel bir kahvaltının ardından tarihi güzeliklere çok fazla yürümeden ulaşmak için bu turlara katılmak can kurtarıcıydı. Roma’da bunun dışında hiçbir toplu taşıma aracı kullanmadığımızı da eklemeliyim. Sadece akşam yemeklerinden dönüşte pili biten çocukları taksi ile götürmek zorunda kaldık, kalabalık olunca taksiler de neredeyse aynı fiyata geliyor diye de kendimizi avuttuk…
Çocukların en çok ilgisini çeken ikinci yapı ise Pantheon oldu. Gerçekten de Pantheon dünyadaki en etkileyici binalardan biri olarak tüm çocukların, hatta en küçük olanların bile ilgisini çekecektir. Pantheon kelimesi Yunanca tüm tanrıların tapınağı anlamındaki “pan theios” kelimesinden geliyormuş ve geçmişte tapınak olarak kullanıldığı rivayeti de varmış. Binanın dışındaki 12 metrelik dev sütunlar sizi haşmetle karşılıyor. Devasa kubbenin, ortasında yer alan 9 metre genişliğindeki okülüs adı verilen delik, bina içerisine ışığın, havanın ve yağmurun girmesine izin veriyor. Çocuklar yağmur zamanı binanın hali ile ilgili pek çok varsayımda bulunarak, yerlerdeki drenajları inceleyerek ve en son da güzel bir hayat için dua ederek Pantheon ile vedalaştılar. Çıkışta bu kültür turunun büyük ödülü olan dondurmalarını fazlasıyla hak ettiler.

Öğlen yemeğinde hızlı bir seçim için Campo di Fiori meydanındaki makarnacılardan birine babalar ve çocukları bırakıp anneler ünlü pizzacı Forno Campo de Fiori’nin kabak çiçekli kapalı pizzasını tatmaya gidiyoruz. Gerçekten de muhteşem bir lezzetle tanışıyoruz. Campo di Fiori, yani çiçek pazarı, akşamüstüne kadar taze meyve, sebze, peynir ve hediyelik eşya satışının yapıldığı bir pazar halinde, tam bir renk cümbüşüne ev sahipliği yapıyor. Her zaman yaptığım gibi pazar tezgahlarına hayran kalıp alışverişi şarküterilere bıraksam da ortamın hareketliliği ve enerjisi için bu meydan ziyareti hak ediyor.

Gezi aralarında mutlaka güzel bir kahveye vakit ayırmalısınız. İspanyol Merdivenlerinin yanı başındaki Antico Caffe Greco’ya uğradıktan sonra merdivenlerin yukarısındaki Central Parkın Roma versiyonu olan Villa Borghese gidip çocukların enerjilerini atmalarını sağlayabilirsiniz. Oradan da akşam yemek için yine İspanyol Merdivenlerinin çevresini tercih edebilirsiniz.
Bir diğer ilgi çekici gezi de yarım günden biraz daha uzun süre ayırdığımız Vatikan gezisi oldu. Özellikle din derslerini yeni almaya başlayan kızlarım için Vatikan tam bir şok etkisi yarattı. Raffaello’nun, Botticello’nun, Michelangelo’nun eserleri, dini içerikli dev heykeller, dev resimlerin yanı sıra rast geldiğimiz ayin çocukları etkisi altına aldı. Vatikan çıkışında Trastevere’de yorgunluğumuzu atıp akşam yemeğimizi de o bölgedeki trattorialardan birinde yemiştik. Trastevere bölgesi gece hayatının aktif olduğu bölgelerden biri olduğu için akşam gitmeyi tercih edebilirsiniz.

Gastronomi ve moda cenneti Roma’ya gelmişken alışverişe de zaman ayırmak isteyebilirsiniz. Çocuklarla alışveriş çok çekici görünmese de emin olun hiç stres yaşamayacaksınız. Piazza di Spagna’dan Piazza del Popolo’ya kadar olan alanda birçok ünlü markayı bulabilirsiniz. Göz alıcı peynir mağazaları, sıcak ekmek kokuları, makarnalar, pizzalar, et yemekleri, tatlılar, dondurmalar hepsi ayrı lezzet harikası Roma’da. Ruhunuzu beslemek için iki gününüzü İtalyanlar gibi yaşayarak mutlu bir şekilde evinize dönebilirsiniz.

Roma gezisinden yapmak isteyip de aklımızda kalanlar arasında hayvanat bahçesi gezisi ve kapuçin keşişlerinin mahzeni olan Santa Maria della Concezione ziyareti kaldı. Çocukları bir daha gelme sözü vererek dönüşe ikna ediyoruz ve bir daha ki ziyarete kadar Roma’ya veda ediyoruz.

Sadece aşkın değil hayatın şehri Roma. İtalyan atasözü “Yaşa ve Yaşat” (Vivi e lascia vivere) çok çok anlamlı. Sadece sevgiliyle değil, aileyle, çocuklarla, arkadaşlarla Roma’yı yaşamalı ve yaşatmalı. Roma’yı yaşatmak için çocukların büyümesini beklememeli…

No Comments

Site is using the Seo Wizard plugin by http://seo.uk.net/