Charlie Chaplin’den hayata dair

Çocukluğumda gülerek seyrettiğim, otuzumdan sonra farklı anlamlar yüklemeye başladığım Charlie Chaplin’in sessiz filmlerinin yeri doldurulamaz. Filmlerinde bol pantolonlu, melon şapkalı, büyük ayakkabılı, sürekli baston çeviren Şarlo evrensel bir karakter çizer. Sakar hareketleri ile hem eleştirir hem de mazlumu oynayarak sempati toplar.

“Konuşursam beni sadece İngilizce bilenler anlayacak, ama sessiz bir filmi herkes anlayabilir ve dünya Amerika’dan ibaret değil.” diyecek kadar da büyük bir dahi. Dönemsel eleştirileriyle Charlie Chaplin Amerikan siyasetçilerine meydan okumuş, ABD’den sürülmüş, hayatının kalanını İsviçre’nin Vevey şehrinde geçirmiş.

Özel hayatı da sanat hayatı gibi hareketli ve iniş çıkışlarla doluymuş ünlü yönetmenin. Anne ve babasını küçük yaşta kaybetmiş, çocukluğu acılar içinde geçmiş. Sonrasında içindeki duygusal boşluğu sayısız kadınla doldurmaya çalışmış, üç kez de evlenmiş. Ama aradığı aşkı aramaya devam etmiş romantik ve masum görünüşlü komedyen. Aşk hayatında o kadar da masum değilmiş aslında, sayısız skandala konu olmuş, davalarla uğraşmış. Bir dolu kadın ve üç evliliğin ardından ancak dördüncü eşinde istediği mutluluğu yakalayabilmiş. Kendisiyle benzer geçmişe sahip 37 yaş küçük eşiyle bambaşka bir hayata geçiş yapmış Chaplin ve tam 8 çocukları olmuş huzur içinde yaşadıkları Vevey’de.

Dahi komedi ustası, 70. doğum gününde hayata dair duygularını muhteşem bir şiirle aktarmış.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Anladım ki,
Duygusal acılar ve keder, bir uyarıydı bana,
Kendi gerçeğime karşı yaşadığımı anımsatan.
Biliyorum, bugün buna “özgün olmak” diyorlar.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Zamanı gelmediğini,
Ve o kişinin hazır olmadığını bildiğin halde onu,
İsteğimizi yapmaya zorlamanın,
O insan kendim de olsam,
Ne kadar utanç verici olduğu anladım.
Bugün buna, “kendine saygı duymak” dendiğini biliyorum.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Başkalarının hayatına özenmekten vazgeçtim,
Ve önüme çıkan zorlukların,
Olgunlaşmam için aşmam gereken engeller olduğunu fark edebildim.
Günümüzde buna, “bilgelik” dendiğini biliyorum.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Her zaman, her fırsatta,
Doğru zamanda, doğru yerde bulunduğumu anladım.
O andan itibaren de huzura erdim.
Bugün buna, “varoluşa saygı” dendiğini biliyorum

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Kendime ayırmam gereken zamanı başka şeylere harcamaktan,
Geleceğe ilişkin büyük projeler yapmaktan vazgeçtim.
Bugün artık yalnızca bana keyif ve mutluluk veren,
Sevdiğim ve hoşuma giden işleri,
Kendime özgü yol, yordam ve tempoyla yapıyorum.
Günümüzde buna, “kendine karşı dürüstlük” dendiğini biliyorum.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Sağlıklı olmayan her şeyden kurtardım kendimi.
Yemeklerden, insanlardan, nesnelerden, durumlardan,
Hepsinden önce de beni benden koparıp diplere çeken şeylerden.
Başlangıçta buna “sağlıklı bencillik” diyordum,
Bugün biliyorum ki, bu “kendini sevmek”tir.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Vazgeçtim,
Her zaman kendi haklılığıma inanmaktan,
Daha az yanılmaya başladım böylece.
Bugün anladım buna “sade olmak” dendiğini.

Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Düşüncelerimin beni zavallı ve hasta edebileceğini fark ettim,
Buna karşın yüreğimin gücünü yardıma çağırdığımda,
Aklım değerli bir ortak kazandı.
Bu ilişkiye bugün “yürek bilgeliği” diyorum.

Kendimizle ya da başkalarıyla tartışmaktan,
Çatışmaktan ve sorun yaşamaktan korkmamalıyız,
Çünkü yıldızlar bile bazen birbiriyle çarpışır,
Ve yeni dünyalar oluşur.
Bugün bunun “YAŞAMAK” olduğunu biliyorum!

No Comments

Site is using the Seo Wizard plugin by http://seo.uk.net/