Bozcaada, deniz ve huzur

Son 3-4 yıldır ülkemizde koşu sporu ile ilgili aktivite sayısında ciddi bir artış var. Bu etkinlikler sporu desteklemenin yanısıra güzel bir sosyalleşme ortamı da sağlıyor. Biz de ailece eski ama eskimeyen dostlarımızla 9 Mayıs New Balance Bozcaada yarı-maratonu için destekçi olarak :) Bozcaada’daydık.

Seyahati seven biri olarak Bozcada’ya ilk gidişim. Nedense bunca yıldır hep ötelediğim bir rota idi. Yazın suyu soğuk, kışın mekanlar kapalı derken bir türlü uygun olduğunu düşündüğümüz zamanı yakalayamamıştık. Araba ile gittiğimiz yol boyunca gördüğümüz verimli topraklar, çocukluğumu hatırlatan gelincik tarlaları bizi güzel bir tatilin beklediğinin habercisiydi. Adaya ayak bastığım andan itibaren adadaki huzur, yüzünüze değen hoş bir esinti ve cennet mavi, adanın aslında mevsimsiz olduğunu hissettirdi. Yunan adaları kadar bakımlı olmasa da özellikle merkezdeki binalar tertemiz beyaz boyaları, rengarenk çiçekleri, mavi sandalye masaları ile çok şirin ve samimi bir ortam yaratıyor. Tertemiz denizi ve bakir koyları ile Bozcaada çok çekici.

Adada bağcılık ve şarapçılığın geçmişi 3000 yıla dayanıyor. Bozcaada’da şarapçılık uzun yıllar sadece Rumlar tarafından yapılmış. Türk halkı dini sebeplerle şarapçılıktan uzak durmuş, ancak şimdi adada Yunatçılar, Ataol, Talay, Corvus, Gülerada ve Amedeus olmak üzere 6 şarap üreticisi var. Adanın en eskisi Yunatçılar 1925 yılında kurulmuş, Çamlıbağ markası ile üretime devam ediyorlar. Kırmızı şaraplarda güzel kupajlar yakalamışlar. İsmini adanın sembolü kargadan alan Corvus markası ise çok iddialı. Merkeze yaklaşık 2 km uzaklıktaki üretim ve satış yerine mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Bozcaada’da yerel ve global üzüm çeşitlerinden yapılan şaraplar arasından seveceğiniz bir tadı mutlaka bulacaksınız.

Adada zengin bir zeytinyağlı ve deniz ürünleri mutfağı var. Yaban turbu, şevketi bostan, ısırgan otu, cibes gibi yabani otlarla yapılan harika mezelerin ve böreklerin tadına doyum olmuyor. 3 çeşit Ezine peyniri ile yapılan Girit ezmesi, asma yaprağına sarılarak ızgara yapılan keçi peyniri çok leziz. Kalamar ve ahtapot ada mutfağında çokça kullanılıyor, her çeşidini deneyin! Mezeler o kadar harika ki ana yemeğe yer kalmıyor. Akşamları İstanbul’daki Nevizade’yi andıran küçük sokaklarda yemek yemek çok keyifli, bunlardan Cabalı, Sandal, Simyon lezzetli mekanlar.

Adanın domates, incir ve karadut reçeli meşhur. Birçok dükkanda bulabilirsiniz, ancak Bozcaadalı Veli Dede mağazası diğerlerinden biraz öne çıkıyor. Sokaklarda yürürken damla sakızlı kurabiye kokusu da sizi doğrudan fırınlara götürecektir. Bozcaada’ya gelincik reçeli ve gelincik şerbetini kazandıran mekan Ada Cafe de uğranması gereken mekanlar arasında.

Bozcada’daya gitmek isteyenler için yıl içerisinde olacak iki etkinlik daha var; Bozcaada Yerel Tatlar Festivali ve Bozcaada Sanat ve Bağbozumu Festivali.

Bekle beni Bozcaada, şimdiden özledim seni…

No Comments

Site is using the Seo Wizard plugin by http://seo.uk.net/