Venedik Aşkın Şehri

Şehirleri de insanlar gibi severim. Bazılarını daha çok, bazılarını daha az. Her şehir başka bir duyguyu çağrıştırır. Bazısı huzuru, bazısı sevgiyi, bazısı aşkı, bazısı da yaşadığımı hissettirir bana. Kiminle gittiğim de önemli bu şehirlere, bazısına sevdiğim adamla, bazısına arkadaşımla, bazısına da çocuklarımla gitmek isterim. Ona göre planlarım seyahati, kalacak yeri, gezilecek yerleri.

Venedik’e kesinlikle sevdiğin, aşık olduğun adamla gideceksin. Yaşadığın gündelik hayatı geride bırakıp, kendini romantizmin kollarına bırakacaksın. Venedik’te güzel yaşayacaksın, bonkör olacaksın. Artık suların şehrindesin. Havaalanından oteline deniz taksisi ile gideceksin mesala. Odandan denizi kucaklayacaksın. Seni mutlu etmek için herkes gönüllü zaten şehirde.

Öğlen yemeğinde leziz deniz mahsüllerini tadacaksın; geleneksel bacala montecato (zeytinyağlı maydanozlu balık), sarde in saor (üzümlü fıstıklı sardalye) ve benim olmazsa olmazım çıtır kalamar. Akşam yemekten önce “bacari” zamanını kaçırmayacaksın, demlenmeye erken başlayacaksın. Yemek mekanlarını seçerken menüsü zengin, lüks “ristorante”lerin yanı sıra mutlaka geleneksel “trattoria”lara da gidip lokallerin yediği yemekleri yiyeceksin. Venedik’e özgü mürekkep balıklı siyah spaghetti al Nero di Sepia’yı deneyeceksin. Ristorante önerim deniz mahsülü ve risotto için Da Fiore, spaghetti carbonara ve karides için San Marco meydanındaki Quadri. Trattoria önerim ise Rialto köprüsünün yanındaki Venedik’in en eski trattoriası Antiche Carampane ve Casanova’nın 200.ölüm yılı anısına özel geleneksel menü hazırlayan Do Forni.

Şehri yaşamak için kalbinde kalacaksın. Şampanya ile karşılanıp, özel teknelerle gezmek istersen San Marco meydanının yanı başındaki Hotel Londra Palace muazzam diyebilirim. Otelden çıkıp sokaklarda kaybolmak, sarmaş dolaş Gelateria Nico’yu aramak, yağmurda ıslanmak, güneşte şehre hayran kalmak için gitmeli aşkın şehrine. Şehrin sembolü gondollara ise sadece bakıp hayran olacaksın, ama binmek için tekneleri tercih edeceksin.

Venedik’e gidince Murano’yu da ziyaret etmeden dönmemeli. Hediyelik eşya satan dükkanlarla anlaşılmaz Murano’nun cam sanatı, mutlaka galerileri ziyaret etmeli. Camın büyülü dünyasını hissetmeli, ışığın yansımasını gözlemeli, cama hayat veren sanatçıya hayran kalmalı. Venedik’in büyülü dünyasını hatırlatması için bir parça da eve getirmeli. İtalyan sıcaklığını hissetmek için Murano’nun komşusu danteller adası Burano’nun rengarenk evleri arasında dolaşıp, yaşlı İtalyan ailelerle bir sofrayı paylaşmalı.

Arada özlediğinde Venedik’te geçen 3 güzel filmi yeniden izlemeli; Kadınların gönüllerini fetheden maceraperest Giacomo Casanova’nın hayatını anlatan Casanova’yı, Angelina Jolie ve Johnny Deep’in oynadığı Turist’i ve bir James Bond klasiği haline gelen Casino Royal’i.

Ama yine de aşkın şehri Venedik’e özlemin bitmeyecek ve tekrar gelmek isteyeceksin…

No Comments

Site is using the Seo Wizard plugin by http://seo.uk.net/