Aşka Dair

Aşk yaşamak, aşkı yaşamak, aşka aşık yaşamak

Hayatımızı anlamlı kılan tutkuya ve yaşam enerjimizi açığa çıkaran aşka ait olmak…

Yüzyıllardır on binlerce şiir, roman, şarkı yazılmış aşk üzerine. Şairler, yazarlar yaşadıkları, hissettikleri duyguları anlatmaya çalışmışlar kendilerince. Okuyucular da kendilerini en iyi ifade ettiğini düşündükleri şiirleri, romanları sahiplenmişler, tutkunu olmuşlar o kahramanların. Zaman zaman sevgililerini koymuşlar şiirde adı geçenlerin yerine.

Lübnan asıllı yazar, şair, filozof Halil Cibran da bu duyguyu en güzel, en derin, en esaslı ifade edenlerden biri bence. “Aşk bir ışık sözcüğüdür; bir ışık sayfasına, ışıktan bir elle yazılan” diyor Halil Cibran. Sözleri insanın kalbine dokunuyor, tenini okşuyor sanki. Aşkın iyi ve güzel taraflarının yanı sıra zorlukları da var, onları kabul etmeye hazır mısınız diyor. Aşkın yolları zorlu ve dik olsa da, canınızın yanacağı zamanlar olacağını bilseniz de aşk sizi çağırdığında onu izleyin diyor. Ne sahip olur aşk, ne de sahip olunmak ister. Çünkü aşka aşk yeter diyor.

“Ermiş” kitabındaki büyülü yorumu “Aşka dair”i, ruhunuzun derinliklerinde hissederek okumanız için paylaşıyorum sizlerle. Üstadın dediği gibi aşk rotanızı çizecektir, sizi buna layık bulursa eğer…

Aşka Dair

Aşk sizi çağırdığı zaman onu izleyin… Yolları zorlu ve dik olsa da.

Kanatları sizi sardığı zaman, ona teslim olun. Tüyleri arasına gizlenmiş kılıç sizi yaralayacak olsa da. Hem aşk sizinle konuştuğu zaman, ona inanın. Bahçeyi tarumar eden kuzey rüzgarı gibi darmadağın etse de düşlerinizi sesiyle.

Çünkü aşk taçlandırdığı gibi çarmıha da gerer sizi. Hem besler, büyütür hem de budar sizi.

Yücelerinize tırmanıp okşar, sever güneşte titreyen en körpe dallarınızı. Derken inip köklerinize, sarsar toprağa sıkı sıkıya tutunuşlarını.

Mısır demetleri gibi derer sizi aşk. Harman yerinde dövüp çırılçıplak bırakır. Kabuklarınızı elemek için kalburdan geçirir. Apak edinceye kadar öğütür sizi. Yumuşayana kadar yoğurur; sonra da atar kutsal ateşine, Tanrı’nın kutsal şölenine kutsal ekmek olasınız diye.

Aşk bütün bunları, yüreğinizin sırlarına ermeniz ve bu bilgiyle Hayat’ın yüreğinin bir parçası olabilmeniz için yapacaktır.

Fakat eğer korkularınızda sadece aşkın huzurunu ve hazzını aramaksa muradınız… O zaman çıplaklığınızı örtüp aşkın harman yerinden çıkın daha iyi. Girin güleceğiniz ama doyasıya gülemeyeceğiniz, ağlayacağınız ama bütün gözyaşlarınızı dökemeyeceğiniz o mevsimsiz dünyaya.

Kendinden başka bir şey vermez aşk ve kendinden başkasından almaz. Ne sahip olur aşk ne de sahip olunmak ister. Çünkü aşka aşk yeter.

Sevdiğiniz zaman ‘’Tanrı yüreğimde’’ değil, ‘’Tanrı’nın yüreğindeyim’’ deyin. Sanmayın aşkın rotasını çizebileceğinizi, çünkü aşk sizin rotanızı çizer, sizi buna layık bulursa eğer.

Aşkın kendini gerçekleştirmekten başka tutkusu yoktur. Fakat aşıksanız ve arzularınız olacaksa mutlaka şunlar olsun arzularınız: Erimek ve akan bir dere olmak ezgisini geceye söyleyen.

Tanımak haddinden fazla şevkatin sızısını. Yaralanmak kendi aşk idrakinizle; kan ağlamak isteyerek ve sevinçle.

Şafak vakti kanatlanmış bir yürekle uyanmak ve minnet duymak yine aşkla dolu yeni güne; öğleyin dinlenmek ve aşkın vecdini düşünmek derin derin; akşamleyin eve şükranla dolup taşarak dönmek; sonra da uyumak yüreğinizde sevgiliye bir dua ve dudaklarınızda bir övgü şarkısıyla.

No Comments

Site is using the Seo Wizard plugin by http://seo.uk.net/